yemek yapan erkek

her türlü zarar ziyan.

ilk olarak o domateslerin patateslerin kabukları soyulurken yarısının çöpe gitmemesi ihtimal dahilinde değildir. çöpe giden yolculukta, o kabuklara patatesin yarısı da eşlik edecek, o allah'ın emri.

ikinci olaraksa yemek pişti hadi güzel de oldu diyelim ya arkasında bıraktığı o mutfağın hali? o oldu mu?

hele havuç rendelendiyse...

siz siz olun o ikisini ellerine vermeyin. vermeyin ki 2 saat çekmecelerden, duvarlardan, tezgahın üstünde ne varsa hepsinin içinden dışından havucu arındırmakla uğraşmayın.

tezgaha attırılanların metrekareye 1 havuç civarında olmasından bahsetmiyorum bile.

demem o ki günümüzdeki modellerde o özellik henüz yüklü değil, zorlamayın.

yukari dogru kayabiliyor musunuz

bakan idris naim şahin zorlama espriler vol2.

fena.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25415342/

cayi sekersiz icmeyi marifet sanmak

fâilini ileri derecede iticileştiren bir fiildir efenim.

cayi sekersiz icmek başlığına bir bakın önce allasen. ne kadar şekersiz içen varsa "o kahraman benim!!" edasıyla entry yazmış. sanki vatan kurtarıyorlar...

ama toplumun genelinde de emsalleri çok bunların. misafir geliyor, çay servis ediyorsun;

-yoo canım ben şeker kullanmıyorum, şu kaşığı da alın...

+yoo ben almıyım siz onu alın...

öhöm neyse.

onu geçtim hadi şeker çok da faydalı bir şey değil teyzecim de, o yanında yediğin pasta, börek, baklava... onlar enginardan, lahanadan yapılıyor da bizim mi haberimiz yok?

bırakın bu kepazeliği allasen.

gerçekten öyle zevk alanlarınız olabilir ama sırf "herkes görsün, kendime dikkat ediyorum ben" güdüsüyle yapanlarınız var bunu.

valla çok iticisiniz ya.

öyle böyle değil.

baslik entry nick uyumu

#2548352

adfsasfdshgf

26 agustos 2012 besiktas galatasaray maci

quaresma'nın kapalının üst tarafındaki, yeni açığa en yakın locadan izlediği ve yeni açıktan tırmanan taraftarlarla kucaklaştığı maç olmuştur. ardından da quaresma tezahüratları pek tabii... televizyonlarda gösterilmeyen ama maçın en anlamlı karelerinden biriydi bence.

ayrıca bu fiyatlara rağmen beşiktaş taraftarı bir feda daha demiş stadı fullemiştir. 3 golün sevinci de bir bir kursağımızda kalmayaydı iyiydi ama "fark yerler" diyenlere bu da yeterli bir cevap olmuştur umarım.

zelooo

2 hafta sonra şu sıralar kınasında oynuyor olacağım yazar kişisi.

o değil yıllarca bir ikizler burcu erkeği ile aynı odayı paylaştı yetmedi şimdi de bir ikizler burcu erkeğiyle evleniyor.

kaderin böylesi!!!

---enişteden (ç)alıntı---

allah sabrını da veriyo be!

---enişteden (ç)alıntı---

çok sabır versin allah sana, çok da mutlu ol inşallah.

hellsangels

öküzleme yemek yiyip, yanındakinin tabağına sarkıp ardından da yanındakine az ye diye salık verdikten sonra "yürüyemiycem ben yeaa" diyerekten oturduğu yerden kalkamayan insan evladı. *

sinavdan 98 alinca neden 100 degil diye soran anne

<bkz: anani da al git>

sinavdan 98 alinca neden 100 degil diye soran anne

60 alınca 3 gün konuşmayan hatta yüzünüze bile bakmayan,

85 alınca "nolcak bu çocuğun hali?" diye eseflenmeye başlayan,

her an komşunun çocuğunu örnek gösterip sizi itin bi tarafına sokabilecek annedir.

çok yüz verdik zamanında biz buna çoookk!

ask

can yücel'e göre;

"her iki tarafı da mağdur eden, yürekte izinsiz gösteri yapan mutluluk karşıtı bir eylem"

yaran monologlar

baba 8-10 yaşlarında, göz muayenesinden çıkan oğluna çıkışmaktadır:

+niye okuyamadın lan o son gösterilen harfleri!!?!?!!
-.....

pepee

bir tür işkence malzemesidir efenim.

şöyle ki havacılara özel bu yıl başlatılan, helikopterleri düşürülüp esir alınırlarsa ne yapacakları konusunda deneyim kazandırmayı amaçlayan kara hava eğitiminde 3 gün boyunca hücreye tıkılan askerlere megafondan te bu çizgi filmin müzikleri dinletilmektedir.

şaka değil gerçek.

aninda goruntu show

aklımda sadece 1 olayla yer etmiş porogramdır.

şöyle ki...

seyirciler arasından bir kişi çıkıp necip fazıl'ın canım istanbul şiirini okumuştu ve çok beğenilmişti. bunun üzerine osman tan bir şiir daha demişti ve genç sakarya türküsü'nü okumaya başlayınca bu programın hazımsız oyuncuları önce fonda çalan müziği susturmak, sonra da çocuğu alkışlarla bastırmaya çalışmak suretiyle genci protesto etmişlerdi ve ardından susturamadıkları çocuk şiiri bitirince anında hazımsızlık showculardan biri öne atılmış "nazım hikmet'in de 3 haziran ölüm yıldönümüydü, ruhu şad olsun" zart zurt laflar etmişti.

lafım nazım hikmet'i anmasına değil bunu bu şekilde bir karşı atak gibi kullanmasına.

salak.

saati sormak

cevabı bazen unutulmaz olandır.

+saat kac ali sami yen?
-20:45!!!!

edit: elazığsporlu degilim.

saatin yarim olmasi

çocukken mantığımı fazlasıyla zorlayan, beni sonsuzluk hesaplarına sürükleyen bi durumdu.

şöyle ki;

şimdi 12 günün tam ortası, o kısım sorunsuz.

ama o buçuk niye?

"12+bir saatin yarısı" diye yorumlucak olsam olsam neden "12+30dk+15dk+7,5dk+..." değil de sadece bi yarım...

onun ayrıcalığı neydi o 12'nin yanında?

hala çok da kabullenebilmiş değilim 12'nin yanına yamanmış o buçuğun halini.

bilemedim ben onu

<bkz: bilemedim ben onu ege>

en guzel hikayem

...bir yapbozu tamamlarken bakıyorum, büyük parçan eksik
kalbin olduğu...

...ben kesilene kadar yüzdüm ama görünmeyince karan, bıraktım kendimi battım...

...benim de zaten hiç gücüm yok, yüzüm yok, hiç umudum yok ama bil ki farklı bir hayaldi işkenceydi bazen, bazen çok güzeldi ama anlıyorum sesinden kurtulmuşsun sen, nokta konmuş bitmiş en güzel hikayem...

her cümlesi bi aforizma tadında olan sözü ve müziği teoman'a ait harika bi hikaye, biraz da şarkı.

kirim kongo kanamali atesi

enfekte ettiği insanı % 5 gibi bir oranla öldüren hastalıktır.

bu kadar medyatikliğe bu oran... evet benim de hayallerimi yıktı tam olarak. böyle kanamalı manamalı daha korkunç dehşet bi oran bekliyo insan ama te bu ka imiş.

facebook ile baglan

eskiden en azından 3 5 denemede bir işe yarardı, şimdilerde hepten fos.

fenere opera sarkisi ile eurovision a katilmak

fenerbahçe cumhuriyeti'nden puan gelmez.